people

JQuery gorsel anlatim seti (Ingilizce)



jQuery hem javaScript hem ajax hem de efekt kütüphanesi olarak kullanılabilen bir framework’dür. JQuery`yi kullanarak web sitelerinize vede tasarimlariniza bir cok ozellik ekleye bilir ve sitelerinizde veya tasarimlarinizda cok goz alici isler sergileyebilirsiniz. Bu gorsel anlatim seti Ingilizcedir fakat gorsel anlatim oldugundan dolayi fazla zorlanacaginizi zannetmiyorum. Suan icin malesef Turkce gorsel anlatim bulunmamaktadir.
Sifre : www.free-offline.com

Hacılarla hocalar da silinecek mi?

DURDUK yerde mesele çıkaranlara denir "Marazi" diye.

Bizim memlekette herkes marazi.

Kararın asıl sahibi kim bilmiyorum ama alınan bir karara göre "okul isimlerinden şehit, general, albay, profesör gibi rütbeler ve unvanlar çıkarılacakmış".

Yani diyelim ki, mahallenizde "Şehit Yüzbaşı Bilmem Kim" okulu var. Şehit çıkacak, yüzbaşı çıkacak "Bilmem kim" kalacak. Ya da "Mareşal Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu" var. O da "Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu" olacak. Profesörlü okul varsa o da öyle.

Durduk yerde bu uygulama niye yapılıyor anlamış değilim.

Anti militarizm desen, profesörler de siliniyor. Üstelik şehitliğin militarizmle alakası da yok.

Bazı şehitlerin Ergenekon soruşturmasında adı geçiyor desen onun da kolayı var. "Yüz kızartıcı suç işlemiş kişilerin adı okullara verilemez, verilirse silinir" dersin olur biter.

Emin olun durduk yerde kuyuya taş niye atılıyor anlamış değilim. Tabii bir de merak ettiğim nokta var.

Madem tüm unvanlar siliniyor, acaba okullardaki "Hacı", "Hoca" unvanları da silinecek mi? Öyle ya pek çok "Hacılı" okul var. Kalkıp kimse bana "Hacı"dan mı rahatsız oldun demesin.

Eğer mesele din imansa, şehitlik hacılıktan çok daha üst bir kavram.

*Fatih Altaylı

FarmVille "Beşiktaşk" Sanatı


Sosyal paylaşım sitesi Facebook'un en meşhur uygulaması FarmVille, sadece sanal ortamda çiftlik oluşturmaya yaramıyor.


İşte Beşiktaş Aşığı bir arkadaşımızın sanat eseri :)


10 yıl önce yoktular şimdi onlarsız hayat yok!

* Blog: Blog yazmaya başlamadan önce vaktimizi nasıl değerlendiriyorduk kimbilir! Bugün sanal âlemde 100 milyondan fazla blog var.

* Blackberry: 2002’de hayatımıza giren bu akıllı telefonları şu anda 28 milyondan fazla insan kullanıyor.

* Cep telefonları: Sabit telefonların pabucu dama atılalı hayli oluyor. Ayrıca ‘cep’ler aldatma mefhumuna da yeni boyut kattı. Tiger Woods gibi cep mesajı yüzünden yananları hatırlayın...

* Crocs ayakkabılar: Onları ya seversiniz ya da nefret edersiniz! Bu plastik ayakkabılarla 2002’de tanışmıştık, 2009’da çıktığı tatilde Michelle Obama’nın ayağında bile vardı.

* Çöpçatanlık: Tarihin her döneminde var olan çöpçatanlık kurumu internetle birlikte boyut değiştirdi. Artık çöpçatanlar eş dost değil, web siteleri. Üstelik artık karşı cinsle tanışıp kaynaşma yaşa da bakmıyor, ileri yaşlarda kurulan sanal arkadaşlıklar şaşırtmıyor.

* Dövme: Kelebek, çiçek gibi masum figürlerle başlamıştı ama son yılların trendi vücudun muhtelif bölgelerini anlaşılmaz Çince karakter ya da barkodvari rakamlarla donatmak. Yaş skalası da genişledi, orta yaşlardaki anneler de, 18 altı gençler de ‘dövdürüyor’.

* Facebook: Bu sosyal ağ sitesinin bir zamanlar sadece Harvard’lı öğrencilere mahsus olduğuna inanabiliyor musunuz? Şu anda 300 milyon kullanıcı Facebook’la iç içe yaşıyor.

* Google: Sıradan bir adresten çok beynimizin bir parçası adeta. Hatırlayamadığınız herhangi bir şey için Google’layın, kesin bir bildiği vardır!

* GPS: Kaybolmak artık eskisi kadar çok söz konusu değil. GPS takip sistemleri konumunuzu tespit etmek için elde ya da arabada harıl harıl çalışıyor...

* Havaalanında güvenlik: Uçağa binmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmak zorunda kalmadığınız, kabine bir şişe dolusu su sokabildiğiniz günleri hatırlıyor musunuz? Küresel terör, havaalanı alışkanlıklarını değiştirdi.

* iPod: Dijital çağın ikonu haline gelen iPod’un hayatımıza topu topu 2001’de girdiğine inanmak ne mümkün! Çıktıktan altı yıl sonra 100 milyonuncu iPod satılmıştı. * Dijital fotoğraf makinesi: Herkesin elinde bir tane var... Anneanneniz şu anda son fotoğraflarını bir paylaşım sitesine yüklüyor olabilir!

* Kısa mesaj: Hla bu hbri okyr msnz? Umrz! Kabul edelim, son 10 yılın en büyük hâkimlerinden biri SMS’ti. * Magazin kültürü: Ünlülerin hayatına takıntı derecesinde merak her geçen dakika artıyor. Ünlülerden haberler akıtan siteler altın çağını yaşıyor.

* Online olmak: Her an internete, mail’lere ve sosyal ağ sitelerine bağlı konumdayız. İş hayatından bahis açılmayan tatlı pazarlar artık uzak bir rüya.

* Organik yaşam: Organik ürün çılgınlığı gıda sektöründe girişimcilere yeni ve bereketli kapılar açtı. Artık her şeyin en makbulü, organik olanı...

* Sexting: Cep telefonu kameralarından karşılıklı iletilen seksi fotoğraf ya da videolar daha çok ‘Yoksa benim çocuğum da mı...’ diye şüpheye düşen anne-babaların kâbusu oldu. Amerika’da 12-17 yaş gençlerin yüzde 15’i ‘sexting’le meşgul olmakta...

* Starbucks: Benzerleri ona hâlâ yetişemiyor, üstelik tıpkı ABD’de olduğu gibi, otobüs durağı misali her yerdeler! Elde karton bardak yürüyen çoğaldı.

* Twitter: 140 karakterle o an neler olduğunu, kimi nerede gördüğümüzü ya da akşama ne yiyeceğimizi paylaşmaya bu kadar meraklı olduğumuzu Twitter’dan önce kim bilebirdi ki?

* Ugg botlar: Crocs’lardan sonra böyle çılgınlık boyutunda sevilen başka bir ayakkabı modeli olmamıştı. Yaz-kış demeden herkesin ayağında...

* Wikipedia: Kitaplıktaki cilt cilt ansiklopedilerin üstü çoktandır ağır tozla kaplı. Açık kaynaklı bu sanal ansiklopedi çok kişinin işini kolaylaştırdı.

* Wii: Birbirinden gelişmiş bilgisayar oyunları okyanusunda, bu basit konsol, oyun bağımlısı olmayanların da gönlünü fethetmeyi başardı. Wii’ler aile boyu oynanan oyunların ve evde yapılan egzersizlerin önünü açtı.

* Yaşam koçları: Kimine göre onlar aslında lisans sahibi olmayan terapistler ama kimin umurunda? Her nevi yönlendirmeyi yapan yaşam koçlarının sayısı son hız artıyor.

* Yaşlanmak yok: Artık hiç kimse yaşlı görünmüyor! 50 yaşındaki kadınların kıyafetleri daha çok 18’lik kızlar için yapılmış gibi, 20’lerindeki kızlarsa 15’indeymiş gibi giyinmekte.

* ‘Yeşil’ furyası: Odalarımıza tasarruflu ampuller, kolumuza çevre dostu bez torbalar takıyoruz. Gezegenin geleceği için hiç bu kadar endişeli olmamıştık, son yıllarda her şey daha ‘yeşil’ bir hayatı mümkün kılmak için!

* Yoga: Doğuya ait bu mistik pratik Madonna, Gwyneth Paltrow gibi yıldız isimler eşliğinde hızla popülerleşti. 9-5 insanları için iş çıkışı yoga yapmak sıradan bir faaliyet adeta...

* YouTube: 2005’te hayata geçen video paylaşım sitesi YouTube, 2008’de artık politikacıların bile faydalandığı bir mecra olmuştu. Her ne kadar Türkiye’de yasal giriş yolları hâlâ tıkalı olsa da, benzerleri mantar gibi çoğalan YouTube zirveden ineceğe benzemiyor. (ap)

Chip Dergisi-Güvenlik Eğitimi